NUMAN GOCERI's Home Page, Taşındık ==> http://numangoceri.blogspot.com

Guitar Hero III - a fantastic game

16/6/2008 -Kategori: Guncel

Have u ever played a guitar game or heard any?
It's not important whether your answer is yes or no because the game that i'll tell u is the best one for it's own class. Guitar Hero!. And finally the last version of it is "Guitar Hero III". It's an easy game to play and so fantastic i think. If you want to play a guitar or u love to play, then you had better test this game.



Here are the instructions:

“Pick your song. As the song progresses, colored markers indicating notes will travel down the screen in time with the music; the note colors and positions will match those of the five fret keys (#1-5 on keyboard).

Once the note(s) reaches the bottom, the player must play the indicated note(s) by holding down the correct keyboard keys and hitting the strumming bar (Enter/Return key) in order to score points.

Success or failure will cause the on-screen Rock Meter to change, showing how well the player is playing (denoted by red, yellow, and green sections).

Should the Rock Meter drop below the red section, the song will automatically end, with the player booed off the stage by the audience.”

If you wanna play now, then look below...

Have a funny day;)

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Hızlı internet(vdsl2) geliyor!!!

13/6/2008 -Kategori: Guncel

Türk Telekom'un internette hız sınırlarını zorlayacak olan VDSL2 (Very High Speed Digital Subscriber Line-Yüksek Hızlı Sayısal Abone Hattı) hizmetinin tarifesi belli oldu. Telekom'un, internet servis sağlayıcılara 'toptan' tarifesi 16 megabit 98 YTL, 32 megabit için 128 YTL.

Türk Telekom, internette hız devrimi yaratacak olan VDSL2 ile hazırlıklarını tamamladı. Telekom, Telekomünikasyon Kurumu'ndan VDSL2 için gerekli tarife onayını da aldı.

Telekom'un, İnternet Servis Sağlayıcılara (ISS) uygulayacağı 'toptan' fiyat, 16 megabit için 98 YTL, 32 megabit için 128 YTL. Internet Servis Sağlayıcılar (TTNet, Superonline, Smile gibi), bu fiyatın üzerine işletme, kâr ve diğer giderlerini ekleyecek ve hizmeti konut ve ofis müşterilerine sunacak.

Internet Servis Sağlayıcıların, bu hesaplama kapsamında VDSL2 müşterilerinden (aylık) 16 megabit için 129 YTL, 32 megabit için 169 YTL ücret alabileceği belirtiliyor. Böylece 600 megabyte'lık bir filmi 32 megabit hızla 20 saniyede indirmek mümkün olacak

YENİSİ 30 ŞERİTLİ OTOBAN GİBİ

Telekomünikasyon Kurumu eski üyesi Abdullah Raşit Gülhan, VDSL2'nin internette hızı artıracağını belirterek, "Mevcut sistem ADSL, eğer 10 şeritli bir otoyolsa, VDSL2 30-40 şeritli bir otoyoldur" dedi.

Gülhan, ADSL ile VDSL arasındaki farkı 'su borusu' örneği vererek anlattı. Gülhan, "ADSL'de, evinize su, 10 santimetrelik borudan geçip geliyorsa, VDSL 2'de 1 metre çapındaki bir borudan gelecek" diye konuştu.

VDSL'le birlikte abonelerin, saniyesinde internetten şarkı ve film indirme olanağına kavuşacağını vurgulayan Gülhan, "VDSL, e-sağlık, e-eğitim, e-adalette de ciddi bir dönüşüm sağlayacak" dedi. Gülhan, VDSL2'nin önemli olduğunu; ancak, yurtiçinde 'otobanlardaki şeritleri' artırmak kadar yurtdışı çıkışlarda da şerit sayısının artırmanın önemine işaret etti.


Kaynak: İnternetHaber

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

İzmir Logosunu Arıyor!

9/6/2008 -Kategori: Guncel

Güzel İzmir "marka şehir" oluyor.

Dünya kenti olmayı hedefleyen İzmir, dünyanın önemli kentleri gibi kurumsal kimliğine ve logosuna kavuşuyor.

İzmir Ticaret Odası'nın koordinatörlüğünde, kentimizin etkin kişi ve kurumlarının görüşleri alınarak hazırlanan, İzmir'in dünyadaki iddiasını, ekonomik gelişmişliğini, ruhunu, güzelliğini ve kültürünü yansıtan 10 logo ile 10 sloganı beğeninize sunuyoruz.

Beğendiğiniz logo ile sloganı aşağıdaki seçeneklerden birisini kullanarak bize ulaştırabilirsiniz.

 

  • İzmir Ticaret Odası'nda kurulan sandıkta oy kullanarak,
  • Bu sayfadaki anketi doldurarak,
  • İzmir Ticaret Odası'nın 444 92 92 numaralı çağrı merkezini arayarak,
  • Oylamaya kısa mesajla katılabilmek için önce LOGO yazarak, logo numarasını, sloganı simgeleyen harfi, adınızı, soyadınızı ve yaşınızı aralarında birer boşluk bırakarak 532 752 31 11'e gönderebilirsiniz. Örnek "LOGO 1 A Mehmet Kaya 36"


İzmir Ticaret Odası, tüm İzmirlileri İzmir'in logosunu ve sloganını seçmeye davet ediyor.

Ayrıntılı bilgi : http://www.izto.org.tr/IZTO/E-form/UYGULAMALAR/59_V2.asp#asd

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Geçen Yıl Bugün

7/6/2008 -Kategori: Guncel

Merhaba arkadaşlar,

Bugün sabah kalkınca ilk olarak takvime baktım ve 7 Haziran olduğunu gördüm.

Geçen yıl bu zamanlar ne yaptığımı hatırlamaya çalışırken birden blogumda o tarihe ait bir yazım olup olmadığına bakmayı düşündüm ve tam olarak 7 Haziran 2007 yılında Antalya'da uluslararsı olan Integrated Design and Process Technology (IDPT) konferansına dinleyici olarak katılmamın sonucundaki deneyimlerimi yazmışım, tekrar okudğumda yazımın her kelimesinde ne kadar heyecanlı olduğum anlaşılıyor, gerçekten de o kadar çok başarılı insanların arasında geçirdiğim vakit benim en heyecanlandığım anlardan birisiydi şüphesiz. Şimdi o yazımın linkini atıyorum buraya ve bu linkte ilk defa büyük bir konferansa katılmış "küçük"ün gözünden göreceksiniz orada olanları...

http://numangoceri.blogcu.com/3202537/

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Beyin Kanaması nasıl anlaşılır?

5/6/2008 -Kategori: Guncel

Bana gelen maili olduğu gibi iletiyorum, belki hayatı kurtarılacak kişi siz olacaksınız?

Lütfen okuyun ve dagitin, belki siz de bir kisinin hayatini kurtarabilirsiniz. Lütfen çok dikkatle okuyunuz. Mangal yaparken aniden Sinem'in ayagi takildi ve düstü. Hemen Ambulans'a haber vermek istedilerse de Sinem buna karsi çikti - kendisini iyi hissettigini ve düsmesine sepeb olarak da ayakkabilarinin yeni oldugunu gösterdi. Biraz titrek ve solgun göründügünden, arkadaslari üstünü basini temizlemeye yardimci oldular ve önüne dolu bir tabak koydular, çünkü elindeki tabagi düsürmüstü. Sinem aksama kadar digerleriyle birlikte eglenmeye devam etti. Esi aksam oldugunda hepimizi arayip Sinem'in hastaneye kaldirildigini haber verdi. Aksam saat 23:00'te Sinem vefat etmis. Meger Mangal yaparken Beyin Kanamasi geçirmis. - Eger herhangi biri bunun bir Beyin kanamasi oldugunu anlasaydi Sinem bugün hayatta olurdu. Lütfen ekteki yaziyi dikkatle okuyunuz: Bir Nöroloji Uzmani söyle der: Önemli olan Beyin kanamasi teshisini koymak ve 3 saat içerisinde bunu tedavi ettirmek, ki bu hiç de kolay degil. Beyin kanamasi oldugunu anlamak için asagidaki dört adimi uygulamak gerekir: Beyin kanamasi semptonlarini anlamak çok zor olabilir. Fakat bu konuda bilgisiz olup beyin kanamasi geçiren kisiye müdahale edilmezse, beyini çok ciddi zararlar görebilir. Doktorlar, artik herkesin asagidaki 4 adimi uygulamakla, bunu kolayca anlayabilecegini söylemektedir. 1-Kisinin gülümsemesini istemek (eger yapamazsa = Felç demektir) 2-Kisinin çok basit bir cümle söylemesini istemek ('Bugün çok güzel bir gün') gibi. 3-Kisiden her iki kolunu birden kaldirmasini istemek . 4-Kisiden dilini disari çikartmasini istemek . Eger yamulmussa bu da felç geçirdigine isarettir. Eger kisi bu dört adimdan birini yerine getiremiyorsa - 'lütfen' derhal acil Servise haber veriniz ve Doktora telefonda durumu izah ediniz. Ünlü bir Kardiyolog - 'Eger bu açiklama 10 kisiye ulasirsa, emin olun ki en az bir kisinin hayati kurtulur' demis.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Ey Türk Gençliği!!!

3/6/2008 -Kategori: Guncel

Merhabalar efendim,
Bugün bloguma birşey yazmayı düşünmüyordum çünkü 3 gün boyunca arka arkaya yazacak birşeyler buldum artık bugün bir ara vermenin zamanı geldi diye düşünmüştüm fakat bu konuya değinmeden edemeyeceğim.

Evimiz bir ilköğretim okuluna tenefüsün zil sesleri duyulabilecek kadar yakın ve ben bundan hiç de rahatsız olmuyordum, aksine her zil çaldığında yada öğrencilerin sesleri duyulduğunda kendi ilkokul anılarım ve arkadaşlarım aklıma geliyor ve bir an bir tebessüm oluşuyordu yüzümde. Ne komiktik ozamanlar yaa:))
Fakat artık eskisi kadar güzel gelmiyor bana bu okuldan yükselen sesler. Özellikle sabahçılar ve öğleciler dersbaşı yapacakları zaman duymak istemiyorum o sesleri. Neden mi? Açıklayayım:

Öncelikle sizlerin de bildiği gibi öğrenciler okula gidip dersbaşı yapmadan evvel sıra olurlar ve sıradan seçilen birkaç öğrenci ANDIMIZ'ı okumak üzere kürsüye alınır ve ellerine bir mikrofon verilir. Kürsüdeki öğrenciler ANDIMIZ'ı okurlar ve sıradaki öğrenciler de bunu tekrar eder. Buraya kadar sizlerin de bildiği, normal olan şeyler. Bu olayın beni rahatsız eden yanı ise kürsüye çıkan öğrencilerin

"Günaydın Arkadaşlar!" diye söze başlayıp topluluğun hepbir ağızdan "Sağol!" diye haykırmasından sonra ANDIMIZ'a başlamaları. Sonunda ise kürsüdeki öğrencilerin "İyi Dersler Arkadaşlar!" diyip kürsüden inmeleri ve sıradaki öğrencilerin yine "Sağol!" şeklinde cevapladıktan sonra derse girmeleri. Ee ne var bunda gayet normal diyebilirsiniz. Haklısınız da  bir bakıma  ancak  burada  normal olmayan birşey var o da şu ki: Ne bu kürsüye çıkan öğrenciler ne de sırada bekleyenler ANDIMIZ'ın tam anlamıyla karşılığını ve neden hergün derslere girerken bunu okuduklarını bilmiyorlar malesef.(Tanıdığınız istisna öğrenciler vardır belki ama ben geneli için konuşuyorum.) Üstelik bir kısmı ANDIMIZ'ın adını bile bilmeyip "Türk'üm Doğru'yum" diye hitap ediyor ki bu çok daha acı bir durum. Nereden böyle bir kanıya vardığımı düşünüyorsanız söyleyeyim: Bir kaç gündür haftaiçleri öğrencilerin derslere giriş yapacağı vakit evdeyim ve gerek sabahçı öğrenciler gerekse öğleciler ANDIMIZ'ı okurken az önce bahsettiğim gibi "Günadın Arkadaşlar" diye başlayıp "İyi Dersler Arkadaşlar" ile sona erdirmesinden yola çıktım. Korkarım bu öğrencilerin yine büyük bir kısmı anlamını bilmeden bir şarkı misali okudukları ANDIMIZ'ın başında "Günaydın Arkadaşlar" sonunda da "İyi Dersler Arkadaşlar" olduğunu düşünüyorlardır. Tamam bu sözleri söylemek, iyi ders dileklerinde bulunmak güzel ama bunu bilinçli olarak mı yapıyorlar o tartışılır ve ben ta ki bir öğrencinin kürsüye çıkıp "Başarılar Arkadaşlar" gibi farklı bir şekilde sözü bitirene kadar bunun bilinçli olarak yapıldığına inanmayacağım.

Burada tabiki öğrencilerden çok öğretmenler ve aileler suçlu. Eğer bu hergün (8 yıl boyunca) bıkmadan usanmadan okudukları bu şeyin ne anlama geldiğini bilmeden ilkokuldan mezun olacaklarsa bence hiç birgün okumasınlar daha iyi. Belki bu sayede merak edip bir kaç öğrenci bunun ne anlama geldiğini anlamak için okurlar kendi kendilerine.


Bu günlerdir beni üzen ve benim ilkokuldaki öğrencilik hayatımda da var olan ve hala bir türlü çözüm bulunamamış gerçekten acı bir durumdur. Çevrenizde ilkokulda okuyan tanıdıklarınız varsa bu konu üzerinde onlarla biraz konuşmanızı ve onların da konu ile ilgili fikirlerini almanızı öneriyorum. Hattta geri yorum olarak da buraya yazarsanız sonuçları hep birlikte görmüş oluruz.

Şimdiden teşekkür ediyorum, iyi günler...

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

“İZMİR GÖNÜLLÜ TAKIMI” AB’YE GİRDİ

2/6/2008 -Kategori: Guncel




 

BÜYÜKŞEHİR’İN “GÖNÜLLÜ TAKIMI” AB’YE GİRDİ
 

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü Abla-Ağabey-Kardeş Projesi, artık ülke sınırlarını aştı. Proje, Avrupa Birliği bünyesindeki “Avrupa Gönüllü Hizmeti” programına akredite oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 10 Mart 2007 tarihinden bu yana yürüttüğü Abla-Ağabey-Kardeş Projesi’nin elde ettiği büyük başarı, Avrupa Birliği’nin de dikkatini çekti. Projeye katılan gençlerin çatısı altında toplandığı İzmir Gönüllü Takımı, “Avrupa Gönüllü Hizmeti” programına dahil oldu.

 

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Abla – Ağabey – Kardeş Projesi kapsamında Avrupa Gönüllü Hizmeti Programı’na “gönderen, ev sahibi ve koordinatör” kuruluş olarak 16.05.2011 tarihine kadar akreditasyon hakkı kazandı.

Bu gelişmeyle birlikte, İzmir’de yaşayan gönüllü gençler, Avrupa Gönüllü Hizmeti Projesi ile Avrupa’da da uluslararası düzeyde gönüllü hizmetinde bulunabilecek ve İzmir’de gerçekleştirilen projelerin uluslararası boyutlara taşınması sağlanacak.

 

AB Eğitim ve Gençlik Programları, Avrupa’daki gençlere hareketlilik olanakları sunmak, onların bilgi, beceri ve yeterlilik kazanmalarına yardımcı olmak, gençlerin toplumla bütünleşmelerini kolaylaştırıp girişimci özelliklerini canlandırmak, toplumun tüm katmanlarında her türlü ayrımcılığı ortadan kaldırıp eşitliği teşvik etmek ve gençlerin dayanışma duygularını güçlendirmek amacıyla başlatıldı.

Türkiye’de programın koordinasyonu T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı, AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkez Başkanlığı’na bağlı olarak çalışan Ulusal Ajans tarafından sağlanıyor.

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

GSM - Youth Camp

31/5/2008 -Kategori: Guncel

Merhabalar,

Yaza girdiğimiz şu günlerde kimilerinin "Bu yazı nasıl değerlendirsem?" dediklerini duyar oldum çoğunlukla. Elbette yapmamız zorunlu olan şeyler var staj vs gibi ancak bir yaz kendimize ayrıcağımız zamanları birikitirip 1-2 haftalık dolu dolu bir tatil yapmak da güzel olur diye düşünüyorum. Böylelikle hem tatilimiz bölünmemiş olur hem de yeni döneme daha zinde girmiş oluruz. Zaten şirketlerde yıllık izinlerini bu politikayla hazırlamıyor mu?.

Neyse ben konuma döneyim. Muhtemelen çoğumuz tatil dönemimizi okul kapanır kapanmaz bir yere girip okulun açılacağı ilk güne kadar orada durmayı planlamıyor. Tamam staj yaptığımız yerde zorunlu olan süreyi bitirdikten sonra yetkili kişiyle görüşüp extra çalışmaya devam etmek bizler için faydalı  olur ancak yaklaşık 4 aylık süremizde de 1-2 haftalık tatilin de çok görülmemesi kanaatindeyim. İşte bu sebeple yazın neler yapabilirim diye bakınırken aklıma şöyle bir fikir geldi. "Ya ben bu yaz tatili neden güneş-kum-deniz üçlüsünden oluşturayım onu zaten hep yapıyoruz. Öyle bir tatil yapayım ki hem yeni deneyimler elde edeyim, hem de değişik insanlarla tanışıp toplum içinde faydalı olabilecek birtakım GÖNÜLLÜ işlere GİRİŞEYİM." dedim. Bir İzmir Gönüllü Takımı müdavimi ve Girişimcilik Kampı 2008 katılımcısı olarak da bu fikir ancak benim gibi bir "uçuk" tan çıkabilrdi herhalde:). Neyse bu amaçla internette bakındığımda ilk karşılaştığım şey olmasa da bayağı bir araştırma sonucu bulduğum(hatta ne yalan söyleyim ilk bir arkadaşımın katılımı sayesinde fikiri sahibi olduğum) bir projeyle karşılaştım.:

AnaSayfaya dön

AVRUPA ULUSLARASI GENÇLİK MERKEZİ(GSM-Youth Camp)

Adından da anlaşılacağı üzere Gençlik spor Merkezine bağlı gençleri ilgilendiren uluslararsı bir girişimci-gönüllülük projesi.

Peki nedir bu GSM-Youth Camp kısaca hakkından bahsedelim.

GSM'nin temel amacı Türk gençliğini uluslararası platformlara taşıyarak, onların farklı kültürlerle buluşmasına, gençler arasında ortak anlayış ve hoşgörünün gelişmesine katkı sağlamaktır.

GSM tarafından her yaz düzenli olarak organize edilen etkinliklerin başında Uluslararası Gönüllü Çalışma Kampları gelir.Bu kampların temel amacı gençlerin gönüllü enerjilerini toplumsal kalkınma projelerine kanalize etmek ve gençler arasında uluslararası dostluk bağlarını geliştirerek Dünya barışına hizmet etmektir. GSM bu faaliyetlerini UNESCO/CCIVS çatısı altında yürütmektedir.

GSM'nin diğer bir etkinlik alanı ise, Avrupa Birliği 1995 Barselona Bildirgesi sonucundaki süreçte oluşan Avrupa-Akdeniz Gençlik Programlarının Türkiye'de organize edilmesi, tanıtılması ve yurtdışında düzenlenen programlara Türkiye'den gençlerin aktif katılımının sağlanmasıdır. GSM tarafından organize edilen bu programların finansmanı Avrupa Birliği tarafından sağlanmaktadır.

GSM, T.C. Turizm Bakanlığı bünyesinde oluşturulan "Gençlik Turizmi Danışma Kurulu" üyesi olup, 2119 belge numarasıyla A Grubu Seyahat Acentası olarak T.C. Turizm Bakanlığı denetiminde çalışan özel bir kuruluştur. Bununla birlikte GSM; Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) üyesidir.

Work&Travel gibi para kazanma amaçlı şirketlere hem para yedirip bir yandan da elin Amerikalılarına çalışmaktansa arkasında UNESCO nun adı geçen bir projede yer almanın daha mantıklı  olduğu kanaatindeyim. Üstelik oarada yapılan işler W&T gibi salt insan gücünden oluşmuyor, yapılan işler kültürel ve çevresel işlerin yanısıra fiziksel engelli insanların ve çocukların gelişimine katıkıda bulunmak da var.

Unutmadan, bu proje sadee Avrupa kapsamında değil, Kore'den Hindistana, Kenya^dan Japonya'ya hemen hemen tüm dünyayı kapsayan bir proje.

Yazları nasıl değerlendireceğiniz tabiki sizin kendi kararınız ama eğer böyle bir düşünceniz varsa kaçırılmaması gereken bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Ayrıntılı bilgi ve merak ettiklerinizi aşağıdaki linklerde bulabilirsiniz. Hoşçakalın.

link1: http://www.gsm-youth.org/turkce/gsm/index.html

link2: http://www.gsm-youth.org/turkce/kamplar/sss.html

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Festival de CANNES

14/5/2008 -Kategori: Guncel

Cannes Film Festivali (Festival de CANNES) bugün başlıyor...

61'inci Uluslararası Cannes Film Festivali, bu akşam Brezilyalı yönetmen Fernando Mereilles'in, Portekizli Nobel ödüllü yazar Jose Saramago'nun romanından esinlenilerek çevrilen ''Blindness'' adlı psikolojik korku filminin gösterimiyle açılıyor.

Dünyada birçok ülkede televizyonlarda canlı yayınlanacak festivalin açılış törenini, ünlü oyuncu Edoard Baer yönetecek.
 
Töreni ve filminin gala gösterisine Julianne Moore, Mark Ruffalo, Danny Glover ve Gael Garcia Bernal gibi ünlü oyuncular da katılacak.
 
22 film yarışacak
 
"Altın Palmiye" için yarışacak 22 film arasında bu yıl Nuri Bilge Ceylan'ın "Üç Maymun" filmi de bulunuyor.
 
Ceylan'ın filmi 16 MayısCuma günü yerel saatle 12.00 ve 22.30'da gösterilecek.
 
"Blindness" ve "Üç Maymun" dışında festivalde şu filmler yarışacak: Atom Egoyan'ın "Adoration", Steven Soderbergh'in "'Che", Kornel Mundruczo'nun "Delta", Laurent Cantet'in "Entre les murs", Jia Zhangke'nin "24 City", Matteo Garrone'nın "Gomorra", Paolo Sorrentino'nun "Il Divo", Clint Eastwood'un "L'Echange", PhilippeGarrel'in "La Frontiere de l'aube", Lucrecia Martel'in "La Femme sanstête", Belges Jean Pierre'in "Le Silence de Lorna", Pablo Trapero'nun "Leonera", Walter Salles'in "Linha de Passe", Eric Khoo'nun "My Magic", Wim Wenders'in "Rendez-vous à Palerme", Philippin Mendoza'nın "Serbis", Charlie Kaufman'ın "Synecdoche", James Gray'in "Two lovers", Arnaud Desplechin'in "Un conte de Noel", AriFolman'in "Valse avec Bashir".
 
Festivalin kapanışında, "Altın Palmiye" ödülünü ünlü oyuncu Robert deNiro verecek.
 
Robert de Niro'nun bu yılki jürinin başkanı Sean Penn ve diğer ünlü oyuncu Bruce Willis ile oynadığı, Barry Levinson'un yönettiği kara mizah "What Just Happened" isimli filmin gösterimiyle festival 25 Mayıs günü sona erecek.
 
Bu yılki festivalin jüri başkanlığını Amerikalı yönetmen ve oyuncu Sean Penn üstlenecek.
 
Jüri üyeleri arasında İtalyan Sergio Castellitto, Amerikalı Natalie Portman, Alman Alexandra Maria Lara, Meksikalı Alfonso Cuaron, Taylandlı Apichatpong Weerasethakul, Fransız Rachid Bouchareb, İranlı Marjane Satrapi ve Fransız Jeanne Balibar bulunuyor.
 
Festivali izlemek üzere yaklaşık 3 bin gazeteci kayıt yaptırdı ve dünyanın dört bir yanından gelecek sinema sanayisi temsilcileri ve sinema hayranlarının sayısının 40 bini geçmesi bekleniyor.
 
Cannes kentinin nüfusunun üç misli artarak 200 bine ulaşacağı tahmin ediliyor. Festival dolayısıyla kentteki iş yerleri ticari açıdan bayram yapacak.
 
Geçen yılki ciro 250 milyon euro'ya ulaşmıştı. Festivalin bütçesi 20 milyon euro. Bu paranın yarısını Kültür Bakanlığı aracılığıyla devlet, diğer yarısını Cannes Belediyesi karşılıyor.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

EGEFEST 2008

12/5/2008 -Kategori: Guncel

merhabalar,

Ege Üniversitenin öncülüğünü yaptığı ve diğer üniversitelerin* de katılımlarıyla gerçekleşecek olan EGEFEST 2008 den haberiniz var mı bilmioyrum ama bilmeyenler için kısaca bahsedeyim. Gelmeyi düşünenler varsa, buradan haberleşip Festival alanında görüşme fırsatımız olur..;)


EGEFEST 2008
Her Üniversite’nin bahar mevsimi bitimini yaz mevsimine bağlayan dönemde gerçekleştirdiği Bahar Şenlikleri yapılır. Lakin Ege Üniversitesi Öğrenci Konseyi Çeşme Öğrenci Festivali, Türkiye’de Öğrenci Konseyi tarafından sadece öğrencilerce düzenlenen tek şenlik etkinliği olma özelliğini taşımaktadır.

Planlamış olan etkinlik İzmir ve çevresinden 6 Üniversitenin öğrencilerinin katılımıyla Ege Üniversitesi Öğrenci Konseyi önderliğinde 16–17–18 Mayıs 2008 tarihlerinde gerçekleşecektir.

Festival süresince paralel etkinlikler ve açık hava konserleri düzenlenecektir. Katılımcılar, Festival süresince Çeşme Turizm ve Otelcilik Yüksek Okuluna ait 270 dönümlük Kampus alanında konaklayacaktır. Konaklamalı 2.500 yaklaşık 10.000 öğrencinin kabul edileceği festival aynı zamanda Ege Üniversitesi Tenis, StreetBall, Basketbol ve Plaj Voleybolu karşılaşmalarına da ev sahipliği yapacaktır. Festival süresince öğrencilerin kampus alanında her türlü ihtiyaçları karşılanacak ve alandan ayrılmalarına gerek kalmayacaktır.

Çeşme Turizm ve Otelcilik Yüksek Okulu Kampusu’nda yer alan Uygulama Otelimiz havuz başı partileri ve bahçesiyle de festivalimize renk katacaktır.

Festival Boyunca Canlı Performans Gösterecek Sanatçılar:

- Pamela SPENCE
- Dolapdere Big Gang
- Dj Joop
- Dj Leon Boiler
- Dj Sied Van Riel

Festival katılım ücreti 10 YTL'dir.Bu ücret festivalin tamamını kapsamaktadır. Günübirlik katılımcılar da bu ücreti yatırmak zorundadır. Tek kişilik ücrettir. Ücrete ulaşım dahildir.
Çadır bedeli 17.90 YTL'dir. Bu bedel 3 günlük kiralama için geçerlidir. Çadır alanları için kira bedeli yoktur. Çadırlar 2 kişiliktir ve istediğiniz arkadaşınızla kalabilirsiniz.
Festival Alanı Deniz Kıyısı

 

Ayrıntılı bilgi: http://www.egefest.org/

 

*Not: Sadece İzmir'den değil tüm illerdeki üniversitelerden katılım olabiliyormuş, öğrenci kartını göstermek koşulu ile.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı